SÛRELER

Mâûn sûresinin meali, Türkçe ve Arapça okunuşu

Mâûn, zekât vermek yahut bir şeyi geçici olarak kullanması için birine vermek şeklinde yardım demektir. Âlimlerin çoğuna göre tamamı Mekke'de inmiştir, 7 (yedi) âyettir. Dini yalanlayan, iyilikten uzak duran kimseler hakkında inmiştir.

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ ﴿١﴾
Ayet 1: E raeytellezî yukezzibu bid dîn(dîne).
Dîni yalanlayanı gördün mü?
فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ ﴿٢﴾
Ayet 2: Fe zâlikellezî yedu’ul yetîm(yetîme).
Oysa yetimi itip kakan işte odur.
وَلَا يَحُضُّ عَلَى طَعَامِ الْمِسْكِينِ ﴿٣﴾
Ayet 3: Ve lâ yahuddu alâ taâmil miskîn(miskîni).
Ve miskini (yoksulu, çalışmaya gücü olmayanı) doyurmaya teşvik etmez.
فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ ﴿٤﴾
Ayet 4: Fe veylun lil musallîn(musallîne).
İşte o namaz kılanlara yazıklar olsun.
الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ ﴿٥﴾
Ayet 5: Ellezîne hum an salâtihim sâhûn(sâhûne).
Onlar ki, namazlarından gâfil olanlardır.
الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ ﴿٦﴾
Ayet 6: Ellezîne hum yurâûn(yurâûne).
Onlar riya yapanlardır (gösteriş için yapanlardır).
وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ ﴿٧﴾
Ayet 7: Ve yemneûnel mâûn(mâûne).
Ve mâûna (zekâta ve yardımlaşmaya) mani olurlar.