SÛRELER

Sâd sûresinin meali (anlamı), 51-88 Ayetleri

Ayet 51: Orada yaslanıp oturarak pekçok meyve ve içecek isterler.
Ayet 52: Ve onların yanlarında bakışlarını saklayan (yalnız eşlerine bakan), aynı yaşta kadınlar vardır.
Ayet 53: Hesap günü konusunda size vaadedilen budur.
Ayet 54: Muhakkak ki bu, gerçekten bizim tükenmez rızkımızdır.
Ayet 55: (Cennettekilerin durumu) bu. Ve muhakkak ki azgınlar için elbette şerli (kötü) bir meab (sığınak) vardır.
Ayet 56: Cehennem, ona girerler. İşte o ne kötü bir döşektir.
Ayet 57: (Cehennemdekilerin durumu) bu, böylece artık hamîmi (kaynar su) ve gassak’ı (irini) tatsınlar.
Ayet 58: Ve onun şeklinden başka zevc ve zevceler (çifte azaplar da) vardır.
Ayet 59: Bu grup da sizinle beraber (azaba) dayanacak olandır. Onlara merhaba yoktur. Muhakkak ki onlar ateşe girecek olanlardır.
Ayet 60: "Hayır, asıl size merhaba yok. Onu bize siz takdim ettiniz (azaba uğramamıza sebep oldunuz). Artık (o) ne kötü bir karargâh (cehennem)." dediler.
Ayet 61: "Rabbimiz, bunu bize kim takdim ettiyse (biz buraya kimin yüzünden geldiysek) ona, ateşte azabı kat kat arttır." dediler.
Ayet 62: Ve (cehennemdekiler): “Biz niçin, şerlilerden addettiğimiz adamları (burada cehennemde) görmüyoruz?” dediler.
Ayet 63: Biz onları eğlence konusu edindik. Yoksa bakışlar(ımız) mı onlardan kaydı (ki onları göremedik)?
Ayet 64: Muhakkak ki cehennem halkının bu çekişmesi kesinlikle gerçektir.
Ayet 65: De ki: "Ben sadece uyarıcıyım. Vahid (tek), Kahhar (kahredici) olan Allah’tan başka bir İlâh yoktur."
Ayet 66: Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, Azîz’dir (yüce ve üstün), Gaffar’dır (çok mağfiret eden).
Ayet 67: De ki: "O (Kur’ân), Büyük Bir Haber’dir."
Ayet 68: Siz O’ndan yüz çevirenlersiniz.
Ayet 69: Meleil Al’â’da onlar tartışırlarken benim bir bilgim yoktu.
Ayet 70: Benim sadece apaçık bir nezir (uyarıcı) olduğum bana vahyolunuyor.
Ayet 71: Rabbin meleklere: "Muhakkak ki Ben, tînden (nemli topraktan, balçıktan) bir insan yaratacağım." demişti.
Ayet 72: Böylece onu sevva ettiğim ve onun içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal ona secde ederek yere kapanın!
Ayet 73: Bunun üzerine meleklerin hepsi birden secde etti.
Ayet 74: İblis hariç ki, o kibirlendi ve kâfirlerden oldu.
Ayet 75: (Allahû Tealâ): "Ey iblis! Ellerimle (kudretimle) halkettiğim şeye secde etmenden seni men eden (şey) nedir? Kibirlendin! Yoksa sen yücelerden mi oldun?" dedi.
Ayet 76: (İblis): "Ben, ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten, onu tînden (nemli topraktan, balçıktan) yarattın." dedi.
Ayet 77: (Allahû Tealâ): "Haydi oradan (cennetten) çık! Artık muhakkak ki sen, kovulmuş olanlardansın." dedi.
Ayet 78: Ve muhakkak ki dîn gününe (kıyâmet gününe) kadar lânetim senin üzerinedir.
Ayet 79: (İblis): "Rabbim öyleyse beas (yeniden dirilme) gününe kadar beni inzar et (bana mühlet ver)." dedi.
Ayet 80: (Allahû Tealâ): "Öyleyse muhakkak ki sen, tehir edilenlerdensin." dedi.
Ayet 81: Vakti malum olan (bilinen) güne kadar.
Ayet 82: (İblis): "Bundan sonra Senin izzetine (andolsun ki) onların hepsini mutlaka azdıracağım." dedi.
Ayet 83: Onlardan Senin muhlis kulların hariç.
Ayet 84: (Allahû Tealâ): "İşte bu Hakk’tır. Ve Ben, hakkı söylerim." dedi.
Ayet 85: Cehennemi mutlaka seninle ve onlardan sana tâbî olanların hepsiyle dolduracağım.
Ayet 86: De ki: "Sizden ona (tebliğe) karşılık bir ecir (ücret) istemiyorum. Ve ben mütekelliflerden (mükellefiyet koyanlardan) değilim."
Ayet 87: O (Kur’ân), ancak âlemlere Zikir’dir.
Ayet 88: Ve onun haberini bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.