SÛRELER

Kalem sûresi 17. ayetin Türkçe okunuşu, Arapça okunuşu ve meali

Ayet 16
سَنَسِمُهُ عَلَى الْخُرْطُومِ ﴿١٦﴾
Se nesimuhu alâl hurtûm(hurtûmi).
Biz yakında onun burnu üzerine damga basacağız.
Ayet 17
إِنَّا بَلَوْنَاهُمْ كَمَا بَلَوْنَا أَصْحَابَ الْجَنَّةِ إِذْ أَقْسَمُوا لَيَصْرِمُنَّهَا مُصْبِحِينَ ﴿١٧﴾
İnnâ belevnâhum ke mâ belevnâ ashâbel cenneti, iz aksemû le yasrimunnehâ musbihîn(musbihîne).
Muhakkak ki Biz, onları belâya uğrattık. Bostan mahsulünü mutlaka, sabah erkenden (fakirlere göstermeden) devşirmek için yeminleşen bostan sahiplerini belâya uğrattığımız gibi.
Ayet 18
وَلَا يَسْتَثْنُونَ ﴿١٨﴾
Ve lâ yestesnûn(yestesnûne).
Ve bir istisna yapmıyorlar.