SÛRELER

Vâkia sûresi 47. ayetin Türkçe okunuşu, Arapça okunuşu ve meali

Ayet 46
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنثِ الْعَظِيمِ ﴿٤٦﴾
Ve kânû yusirrûne alâl hınsil azîm(azîmi).
Ve onlar, büyük günahta ısrar ediyorlardı.
Ayet 47
وَكَانُوا يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَامًا أَئِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ﴿٤٧﴾
Ve kânû yekûlûne e izâ mitnâ ve kunnâ turâben ve izâmen e innâ le meb’ûsûn(meb’ûsûne).
Ve şöyle diyorlardı: “Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı? Biz gerçekten, mutlaka beas mı edileceğiz (yeniden mi diriltileceğiz)?”
Ayet 48
أَوَ آبَاؤُنَا الْأَوَّلُونَ ﴿٤٨﴾
E ve âbâunâl evvelûn(evvelûne).
Ve evvelki (bizden önce ölen) babalarımız (atalarımız) da mı?