SÛRELER

Duhân sûresi 42. ayetin Türkçe okunuşu, Arapça okunuşu ve meali

Ayet 41
يَوْمَ لَا يُغْنِي مَوْلًى عَن مَّوْلًى شَيْئًا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ ﴿٤١﴾
Yevme lâ yugnî mevlen an mevlen şey’en ve lâ hum yunsarûn(yunsarûne).
O gün, dosttan dosta (hiç)bir şey fayda vermez. Ve onlara yardım olunmaz.
Ayet 42
إِلَّا مَن رَّحِمَ اللَّهُ إِنَّهُ هُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ ﴿٤٢﴾
İllâ men rahimallâhu, innehu huvel azîzur rahîm(rahîmu).
Ancak Allah’ın rahmet (Rahîm esmasıyla tecelli) ettiği kimse hariç. Muhakkak ki O, Azîz’dir, Rahîm’dir.
Ayet 43
إِنَّ شَجَرَةَ الزَّقُّومِ ﴿٤٣﴾
İnne şeceratez zakkûm(zakkûmi).
Muhakkak ki zakkum ağacı.