SÛRELER

Mu'minûn sûresi 31. ayetin Türkçe okunuşu, Arapça okunuşu ve meali

Ayet 30
إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ وَإِن كُنَّا لَمُبْتَلِينَ ﴿٣٠﴾
İnne fî zâlike le âyâtin ve in kunnâ le mubtelîn(mubtelîne).
Elbette bunda âyetler vardır. Ve muhakkak ki Biz, imtihan edenleriz.
Ayet 31
ثُمَّ أَنشَأْنَا مِن بَعْدِهِمْ قَرْنًا آخَرِينَ ﴿٣١﴾
Summe enşe’nâ min ba’dihim karnen âharîn(âharîne).
Sonra da onların arkasından başka bir nesil yarattık.
Ayet 32
فَأَرْسَلْنَا فِيهِمْ رَسُولًا مِنْهُمْ أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ مَا لَكُم مِّنْ إِلَهٍ غَيْرُهُ أَفَلَا تَتَّقُونَ ﴿٣٢﴾
Fe erselnâ fîhim resûlen minhum eni’budûllâhe mâ lekum min ilâhin gayruhu, e fe lâ tettekûn(tettekûne).
Böylece Biz, onlara, onların içinde, onlardan resûl gönderdik, Allah’a kul olsunlar, diye. Sizin, O’ndan başka İlâhınız yoktur. Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız (Allah’a ulaşmayı dilemeyecek misiniz)?